Sağlık Bakanı Memişoğlu kaymakam adaylarıyla sağlık vizyonunu paylaştı

  • 22 Ağu 2026 00:59
  • Güncelleme: 22 Ağu 2026
    5 dk. Okuma Süresi
Tepki Ver
Özet bulunamadı.

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 28 Temmuz 2026 Salı günü 111. Dönem Kaymakamlık Kursu kapsamında kaymakam adaylarıyla buluşarak koruyucu sağlık hizmetlerinden yerli teknolojilere uzanan geniş bir değerlendirme yaptı.

Memişoğlu, konuşmasında koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, tütünle mücadele, aile hekimliği uygulamaları, organ bağışı, yerli sağlık teknolojileri ve yapay zekâ destekli denetim sistemlerine ilişkin başlıkları ele aldı.

Erken teşhis ve kronik hastalık taramaları

Bakan, koruyucu sağlık hizmetlerini sağlık politikalarının merkezine aldıklarını belirterek erken teşhis uygulamalarının vatandaşların yaşam kalitesine doğrudan katkı sağladığını ifade etti. Sadece beş ayda Türkiye’de 2 bin 800 erken kanser teşhisi konulduğunu, bu sayede çok sayıda kişinin yaşamının kurtarıldığını dile getirdi.

Kronik hastalıkların erken tanısına yönelik tarama programlarının yaygınlaştırıldığını aktaran Memişoğlu, bu çalışmalarla 8 milyon 191 bin hastalığa tanı koyduklarını kaydetti. Hipertansiyon ve diyabet gibi rahatsızlıkların erken dönemde tespit edilmesinin, ileride ortaya çıkabilecek ciddi sağlık sorunlarını önlemede kritik rol oynadığını vurguladı.

Tütünle mücadele ve toplum sağlığı

Memişoğlu, tütün kullanımını toplum sağlığını tehdit eden en önemli risklerden biri olarak tanımladı. 2025 yılında Türkiye’de 8 milyar paket sigara satıldığını belirten Bakan, bunun kişi başına 117 pakete karşılık geldiğini söyledi.

Tütünle mücadelenin yalnızca sağlık teşkilatının görevi olmadığını ifade eden Memişoğlu, tüm kamu kurumlarının ve toplumun bu sürece ortak sorumlulukla katkı vermesi gerektiğini kaymakam adaylarına anlattı. Bu alandaki mücadelenin asayiş kadar önemli bir başlık haline geldiğini dile getirdi.

Yerli sağlık teknolojileri ve aşı hedefi

Türkiye’nin sağlık alanında sadece hizmet sunan değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren ve üreten bir ülke olmayı hedeflediğini belirten Bakan, bu doğrultuda farklı projelerin hayata geçirildiğini hatırlattı. COVID-19 salgını döneminde yerli solunum cihazının 45 gün içinde seri üretime geçirildiğini anımsattı.

Memişoğlu, kamu hastanelerinde ASELSAN tarafından geliştirilen yerli mobil röntgen cihazlarının kullanıldığını söyledi. Dünyada sınırlı sayıda ülkenin üretebildiği kalp-akciğer makinesinin yerli imkânlarla geliştirildiğini ve ilk kez bir Türk hastada başarıyla kullanıldığını ifade etti.

Bakan, yerli ultrason cihazları ve aşı geliştirme çalışmalarının sürdüğünü belirterek birkaç sene içinde aşıların Türkiye’de üretileceğini öngördüklerini kaydetti.

Organ bağışı ve e-Devlet düzenlemesi

Konuşmasında organ bağışına ayrıca yer veren Memişoğlu, organ bağışının önemine dikkat çekerek herkesi e-Devlet üzerinden bağışta bulunmaya davet etti. Elektronik organ bağışı sisteminde yapılan yeni düzenlemeyle kişilerin iradelerinin esas alındığını anlattı.

Organ bağışı beyanının vasiyet niteliğinde değerlendirildiğini söyleyen Bakan, bu uygulamanın organ bağışı süreçlerini kolaylaştıracağını ifade etti. Bu çerçevede organ temini ve nakil süreçlerinde daha net ve öngörülebilir bir zeminin hedeflendiğini belirtti.

Sağlık ihracatı hedefleri ve “Esenlik Mevzuatı”

Türkiye’nin sağlık alanındaki gelecek vizyonunu paylaşan Memişoğlu, doğru zamanda ve doğru yerde etkin tedaviyi esas alan, koruyucu sağlık hizmetlerini öne çıkaran, ilaç ve sağlık teknolojileri üreten bir sağlık sistemi amaçladıklarını söyledi. Bu kapsamda, sağlık sektörünün Türkiye için gelir kaynağı olmasını hedeflediklerini dile getirdi.

Memişoğlu, hedefleri arasında 5 yılda 10 milyar dolar ve 10 yılda 50 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmanın bulunduğunu aktardı. Bu hedefin sağlık turizmi ve teknoloji ihracatıyla destekleneceğini ifade etti.

Sağlıklı bireylerin sağlıklarını korumaya yönelik yeni uygulamalar üzerinde de duran Bakan, hazırlanan “Esenlik Mevzuatı” ile oteller gibi yaşam alanlarında sağlıklı bireylere yönelik sağlıklı yaşam odaklı hizmetlerin önünün açıldığını söyledi. Bu modelde hekim, diyetisyen, fizyoterapist ve psikologların görev alabileceğini, amacın tedavi hizmeti sunmak değil bireylerin hastalanmadan önce sağlıklarını korumalarına katkı vermek olduğunu belirtti.

Yapay zekâ destekli denetim ve dijital dönüşüm

Türkiye’nin güçlü sağlık veri altyapısını yapay zekâ uygulamalarıyla desteklediklerini belirten Memişoğlu, Risk Esaslı Denetim Sistemi’nden (REDES) bahsetti. Bu sistemle denetim süreçlerinde daha akıllı ve veri odaklı bir yaklaşım hedeflendiğini ifade etti.

Bakan, dijital dönüşüm çalışmalarıyla sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmayı, kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlamayı ve denetim süreçlerini daha güçlü hale getirmeyi amaçladıklarını kaydetti. Bu adımların sağlık sisteminin sürdürülebilirliğine katkı vereceğini söyledi.

Yazar Profili
14 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar