Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi ile telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede Türkiye ile...
BTC
$78,500.00
ETH
$2,517.08
USDT
$1.00
XRP
$1.67
USDC
$1.00
SOL
$99.96
TRX
$0.35
FIGR_HELOC
$1.03
HYPE
$80.96
DOGE
$0.10
ZEC
$823.00
RAIN
$0.01
USDS
$1.00
ADA
$0.26
LINK
$12.50
XMR
$461.62
LEO
$9.41
WBT
$72.72
XLM
$0.22
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye’yi hedef alan açıklamalarına tepki göstererek, Ankara’nın Netanyahu yönetiminin istikrarsızlaştırıcı adımlarıyla mücadele etmeyi sürdüreceğini ve bölgede barışçı politika izleyen ülkelerin yanında yer almaya devam edeceğini bildirdi.
Duran, Netanyahu’nun bir mülakatta Türkiye ve Suriye’ye yönelik dile getirdiği tehdit ve iddiaların, İsrail Başbakanı’nın artan uluslararası yalnızlığının, siyasi korkularının ve hezeyanlarının yeni bir göstergesi olduğunu ifade etti. Netanyahu’nun hayali tehditler ve düşmanlar üreterek uluslararası kamuoyunu yanıltma girişimlerinin artık etkisini yitirdiğini belirtti.
İletişim Başkanı, ABD, İngiltere ve uluslararası toplumun İsrail’in saldırgan politikalarına tepkisinin giderek arttığını dile getirdi. Netanyahu’nun bu akıl dışı tutuma yaklaşan seçimler, iç politika kaygıları ve korkuları nedeniyle sarıldığını, Türkiye düşmanlığını ise siyasi anlamda bir can simidi olarak gördüğünü söyledi.
Duran, İsrail Başbakanı’nın diğer radikal partilerle aşırılık rekabeti içinde Türkiye’ye ve bölge ülkelerine dönük düşmanlığı körüklediğini aktardı. Gazze’den Suriye’ye ve Lübnan’a kadar yürütülen saldırgan politikalar, göz yumulan yerleşimci terörü ve kabinedeki aşırılık yanlısı isimlerin açıklamalarının, İsrail’in dünyadaki algısını tarihteki en düşük noktalardan birine indirdiğini vurguladı.
İletişim Başkanı, Netanyahu ve çevresinin, başta Türkiye olmak üzere bölgedeki ülkeleri farklı ithamlarla suçlayarak bu olumsuz algıyı yaymaya çalıştığını belirtti. Suriye’deki saldırı sonrasında Ankara’yı suçlama girişiminin bu çabanın en açık örneklerinden biri olduğunu kaydetti.
Duran, sorunun insanların İsrail’in politikalarını anlamamasından değil, giderek daha fazla kişinin bu politikaları anlayıp reddetmesinden kaynaklandığını ifade etti. Bu nedenle hem suçlamaların hem de yüksek bütçeli iletişim kampanyalarının sınırlı sonuç verdiğine dikkat çekti.
Netanyahu’nun Türkiye’yi doğrudan hedef göstermesinin İsrail’in saldırı çemberini Ankara’ya doğru genişletip genişletmeyeceğine ilişkin soruya yanıt veren Duran, uluslararası toplum ve bölge ülkelerinin Netanyahu’nun işgalci zihniyetine ve bölgesel savaş başlatma projesine karşı güçlü bir duruş sergilediğini söyledi. Orta Doğu’da barış ve huzurun tesisine destek veren geniş bir tutum oluştuğunu belirtti.
Son üç yılda tüm bölgenin, saldırgan bir komşunun yarattığı yıkım ve savaşı açık biçimde gördüğünü dile getiren Duran, mevcut Netanyahu yönetiminin diplomatik ve diyalog kanallarından bütünüyle vazgeçtiğini ifade etti. Mevcut iktidarın güvenliği, istikrar ve diplomasiyle değil sürekli saldırganlıkla özdeşleştirdiğini söyledi.
Duran, İsrail’in Türkiye’ye yönelik tavrının, Ankara’nın Tel Aviv için bir tehdit oluşturmasından değil, Türkiye’nin bölgesel güç ve etkisiyle İsrail’in bölge güvenliği ve istikrarına verdiği zarara karşı çıkan politikalarının isabetli olmasından kaynaklandığını vurguladı.
İletişim Başkanı, Cumhurbaşkanı’nın da defalarca dile getirdiği üzere Türkiye’nin bölgeye barış ve uzlaşı getirmeye çalışan bir ülke olduğunu hatırlattı. Temel önceliğin, bölgede kan ve gözyaşının durması olduğunu, Gazze’deki durum ve Filistin meselesinin Türkiye açısından hayati bir unsur teşkil ettiğini belirtti.
Duran, Netanyahu’nun izlediği politikanın İsrail kamuoyunda da tartışıldığını kaydetti. İsrail muhalefetinin, Netanyahu’nun Türkiye karşıtı söylemlerini sık sık “sorumsuzca, aşırı ve aptalca” olarak nitelediğini ve bu sözlerin toplumda kaygıya yol açtığını söyledi.
İletişim Başkanı, İsrail’in birçok müttefikini tek tek kaybettiğini ve ciddi bir itibar kaybı yaşadığını, bunun İsrailli siyasetçiler tarafından da kabul edildiğini belirtti. Türkiye ile arada oluşturulmaya çalışılan gerginlik politikasından herhangi bir somut getirinin ortaya konulamadığını ifade etti.
Duran, Türkiye’nin bölgesinde ve küresel zeminde gücünü ve etkinliğini defalarca pekiştirmiş, sert gücünü tahkim etmiş ve seçkin kabiliyetlerini sürekli geliştiren bir NATO ülkesi olduğunu vurguladı. İsrail hükümetinin atabileceği en akılcı adımın, tehdit söylemini tırmandırmak ve Kudüs’te Mescid-i Aksa’yı hedef almak yerine, Batı Şeria’da yeni korsan yerleşimler planlamaktan vazgeçerek İsrail-Filistin anlaşmazlığını ortadan kaldıracak iki devletli çözüm için çaba harcamak olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin bu saldırgan söylem ve politikalara nasıl karşılık vereceğine ilişkin soruya yanıt veren Duran, Ankara’nın “soykırımcı Netanyahu” olarak nitelediği İsrail Başbakanı’nın istikrarsızlaştırıcı faaliyetleriyle mücadele etmeye devam edeceğini söyledi. Suriye başta olmak üzere bölgede barışçı politika izleyen tüm devletlerin yanında durmayı sürdüreceklerini belirtti.
Türkiye’nin bölgenin en tecrübeli ve köklü ülkelerinden biri olduğunu vurgulayan Duran, devlet geleneğinin derinliğine dikkat çekti. Türkiye’nin tedbirli, serinkanlı ve kudretli bir ülke olduğunu, tarihsel tecrübenin, ülkenin kendi güvenliği, devletin bekası ve milletin selameti için yapamayacağı hiçbir şey olmadığını açık ve net biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.
Bu anlayışın bugün de değişmediğini dile getiren İletişim Başkanı, Netanyahu gibi figüranların bölgede barış ve istikrarı baltalamaya dönük oyunlarına gelmeyecek kadar tecrübeye sahip olunduğunu belirtti. Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada barışı önceleyen, barış için gayret gösteren yaklaşımıyla uluslararası alanda takdir gördüğünü söyledi.
Duran, kendi siyasi geleceklerini garanti altına almak için bölgeyi ateşe atmaktan çekinmeyecek Netanyahu gibi isimlerin “kanlı oyunlarını” Türkiye’nin basiretli ve barışçıl dış politikasının bozacağını kaydetti. Kimsenin Türkiye’nin, milletinin ve dostlarının huzurunu kaçıramayacağını, Ankara’nın buna asla müsaade etmeyeceğini vurguladı.