Türkiye, İsrail Başbakanlık Ofisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan açıklamasına yazılı bir değerlendirmeyle yanıt...
BTC
$78,500.00
ETH
$2,517.08
USDT
$1.00
XRP
$1.67
USDC
$1.00
SOL
$99.96
TRX
$0.35
FIGR_HELOC
$1.03
HYPE
$80.96
DOGE
$0.10
ZEC
$823.00
RAIN
$0.01
USDS
$1.00
ADA
$0.26
LINK
$12.50
XMR
$461.62
LEO
$9.41
WBT
$72.72
XLM
$0.22
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin 69. toplantısının ardından yaptığı açıklamada, bölgede yaşanan çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisinin dimdik ayakta olduğunu belirtti. Savaşın yol açtığı maliyetlerin vatandaşlara yansımasını en düşük seviyede tutmaya çalıştıklarını, çoklu küresel şokları yönetmek için özel çaba harcadıklarını ifade etti.
Erdoğan, ekonomiden dış politikaya, enerjiden terörle mücadeleye kadar geniş bir gündemin ele alındığı toplantı sonrası, üretim ve istihdama dönük destekleri anlattı. İhracatçılar için günlük reeskont kredisi limitinin 4,5 milyar liradan 5 milyar liraya çıkarıldığını açıkladı.
Yatırımları teşvik amacıyla sübvansiyonlu yatırım kredisi hacminin 500 milyar liradan 750 milyar liraya yükseltildiğini, imalat sanayine ilave 250 milyar liralık uygun koşullu finansman sağlandığını söyledi. Bu dönemde üretim, yatırım, ihracat ve istihdama yönelik toplam 1 trilyon liralık destek paketinin uygulamaya alındığını vurguladı.
Tarım ve esnaf kesimine yönelik adımlara da değinen Erdoğan, yılın ilk yarısında 724 bin çiftçiye 141 milyar lira, yaklaşık 100 bin esnafa ise 40 milyar lira finansman desteği verildiğini belirtti. Turizm sektöründe konaklama vergisinin yüzde ikiden yüzde bire düşürüldüğünü, işletme belgeli tesislerde çalışan başına 3.500 lira destek sağlanacağını ve Hazine kefaletiyle 60 milyar liralık ilave finansman imkânı oluşturulduğunu duyurdu.
Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin merkezinde bulunduğu coğrafyanın son yıllarda son derece sancılı bir dönemden geçtiğini ifade etti. İsrail yönetiminin politikalarının bölgeyi istikrarsızlığa sürüklediğini, Filistin topraklarında insan hakları ve uluslararası hukuka aykırı uygulamalar yapıldığını savundu.
Bölgedeki çatışmalar nedeniyle küresel petrol arzında tarihin en büyük şoklarından birinin yaşandığını söyleyen Erdoğan, sadece petrol değil doğal gaz, gübre, dizel ve petrokimya ürünlerinde de fiyatların hızla arttığını dile getirdi. Bu ortamda Türkiye’nin krizleri yönetmeye odaklandığını, hem vatandaşları hem de reel sektörü korumaya çalıştığını kaydetti.
Erdoğan, terörün Türkiye ekonomisine etkilerine ilişkin partilerinin Ekonomi İşleri Başkanlığının güncel bir çalışmasına atıf yaptı. Bu çalışmaya göre terörün faturası gayrisafi yurt içi hasılada 511 milyar dolar, kişi başına gelirde 5.800 dolar, ihracatta ise 110 milyar dolar seviyesine ulaşıyor.
Açıklamasına göre istihdam tarafında 2,5 milyon kişilik kayıp hesaplanırken, kamu maliyesinde 40 yıllık kümülatif borçlanma maliyeti 520 milyar dolara, vergi kaybı ise 123 milyar dolara yaklaştı. Dolaylı ve doğrudan etkilerle terörün toplam faturasının 2,3 trilyon doların üzerinde olduğu, fırsat maliyetleri de eklendiğinde ekonomik kaybın bu rakamın neredeyse iki katına çıktığı ifade edildi.
Terörün yatırım, istihdam, finansman, turizm ve tarım başta olmak üzere pek çok alanda ağır sonuçlar doğurduğunu belirten Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” süreci tamamlandığında hem güvenlik alanında hem de ekonomi cephesinde önemli bir rahatlama beklediklerini söyledi. Bu sürecin menziline ulaşması için üzerinde çalışılan bir yasal düzenlemenin önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacağını bildirdi.
Konuşmasında Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümüne de değinen Erdoğan, 20 Temmuz 1974’ü Kıbrıs Türk halkının varlığını, hürriyetini ve güvenliğini garanti altına alan tarihî bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Türkiye’nin garantörlük sorumluluğu çerçevesinde adaya müdahale ettiğini, böylece Kıbrıs Türklerinin kendi topraklarında özgür ve güvenli bir geleceğe kavuştuğunu söyledi.
Kıbrıs meselesini iki toplum arasında teknik bir yönetim paylaşımı tartışmasının ötesinde gördüğünü belirten Erdoğan, konunun Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabulüyle ilgili olduğunu dile getirdi. Kıbrıslı Türklerin egemen eşitliğini ve Doğu Akdeniz’deki meşru haklarını yok sayan girişimlerin başarı şansının bulunmadığını savundu.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 16 yıl aradan sonra adaya giden ilk genel sekreter olmasını önemli bulduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin BM Genel Sekreteri’nin barış çabalarına bugüne kadar destek verdiğini ve bu iş birliğini sürdürmeyi planladığını açıkladı. Kıbrıs’ı yeni askerî yapılanmaların ve jeopolitik hesapların parçası haline getirmeye çalışan girişimleri yakından izlediklerini, Türkiye’nin Kıbrıs Türklerini yalnız bırakmayacağını vurguladı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin turizm, yükseköğretim, teknoloji ve dijital dönüşüm alanlarında bölgesinin öncü ülkelerinden biri olmasını hedeflediklerini belirten Erdoğan, asrın projesi olarak nitelediği su temininden sonra denizin altından doğalgaz hattı da dâhil olmak üzere yeni projeleri gündemde tuttuklarını söyledi.
İklim krizinin etkilerinin orman yangınları ve kuraklık üzerinden daha görünür hale geldiğini vurgulayan Erdoğan, Avrupa’da yılın başından bu yana 292.855 hektarlık alanın orman yangınlarında yok olduğunu aktardı. Her yıl dünya genelinde yaklaşık 7 milyon hektarlık orman alanının yandığını belirtti.
Türkiye’nin de yakın geçmişte Antalya ve Muğla başta olmak üzere büyük yangınlar yaşadığını hatırlatan Erdoğan, bu afetlerin ardından devletin hızlı biçimde harekete geçtiğini, yanan alanların tamamının yeniden tohum ve fidanla buluşturulduğunu söyledi. Yanan bölgelerde otel yapıldığı iddialarını reddederek bu alanlarda temel değil tohum atıldığını, fidanların yükseldiğini ifade etti.
Orman yangınlarıyla mücadele kapasitesinin artırıldığını belirten Erdoğan, 28 bine yakın orman personeli, 140 bini aşkın gönüllü, 28 yangın söndürme uçağı, 119 helikopter, 14 insansız hava aracı ve yaklaşık 6 bin kara aracıyla 7 gün 24 saat görev yapıldığını aktardı. Yılbaşından bu yana 1.011’i orman, 1.862’si orman dışı olmak üzere toplam 2.873 yangına hızlıca müdahale edildiğini bildirdi.
Bugün itibarıyla ülke genelinde 59’u orman dışı olmak üzere toplam 90 yangın çıktığını, bunların 81’inin kontrol altına alındığını ifade etti. Muğla, Balıkesir, Antalya ve Çanakkale’deki yangınlarda ise söndürme çalışmalarının sürdüğünü, bu amaçla 21 uçak, 58 helikopter, 420 arazöz, 142 su tankeri, 76 iş makinesi ve 3.210 personelin görev yaptığını açıkladı.
Erdoğan, Türkiye kendi yangınlarıyla mücadele ederken ihtiyaç duyan ülkelere de destek verdiğini, İspanya ve Fransa’ya ikişer yangın söndürme uçağı gönderildiğini söyledi. Yangınlarla boğuşan ülkelere geçmiş olsun dileklerini ileterek, özellikle Ağustos ve Eylül aylarında daha fazla dikkat gerektiğini belirtti.
Orman yangınlarının önlenmesi için açık alanlarda ateş yakılmaması, ormanlara cam ve izmarit gibi yanıcı maddelerin atılmaması, anız yakılmaması ve girişleri yasak olan alanlara girilmemesi çağrısında bulundu. Herhangi bir duman görüldüğünde 112 hattına haber verilmesini ve orman yangınına sebep olmanın ağır cezaları olduğunun unutulmamasını istedi.
Konuşmasını, kabine toplantısında alınan kararların hayırlı olmasını dileyerek ve yangınlarla mücadele eden ekiplere başarı temennisinde bulunarak tamamladı.