Çin’in Şangay kentinde düzenlenen 67. Uluslararası Matematik Olimpiyatında Türkiye’yi temsil eden 6 öğrencinin tamamı madalya...
BTC
$78,475.00
ETH
$2,518.70
USDT
$1.00
XRP
$1.57
USDC
$1.00
SOL
$97.07
TRX
$0.35
FIGR_HELOC
$1.03
HYPE
$82.42
DOGE
$0.10
ZEC
$844.30
RAIN
$0.01
USDS
$1.00
LINK
$12.39
ADA
$0.24
LEO
$9.35
WBT
$72.73
XMR
$452.64
XLM
$0.21
TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü ana yükleniciliğinde geliştirilen Rubidyum Atomik Frekans Standardı (RAFS), SpaceX Transporter-17 göreviyle uzaya fırlatılarak Türkiye’nin uzay tabanlı zaman ve frekans teknolojilerinde yeni bir aşamaya geçildi.
Uzayda kullanılacak bu rubidyum atomik saati, haberleşme, navigasyon, bilimsel araştırmalar ve uydu sistemleri gibi alanlarda ihtiyaç duyulan hassas zaman ve frekans üretimi için geliştirildi. Proje, TÜBİTAK UME koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı desteğiyle, İTÜNOVA ve TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle yürütüldü.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Türkiye’nin yerli atomik saatinin uzaya gönderildiğini duyurdu ve uzay aracından ilk sinyalin başarıyla alındığını bildirdi. Kacır, rubidyum atomik saati RAFS’ın Millî Uzay Programı’nda yer alan Bölgesel Konumlama ve Zamanlama Sistemi hedefi için kritik bir rol taşıdığını vurguladı.
Bakan, atomik saatlerin atom ve elektronların enerji seviyeleri arasındaki sabit titreşim frekanslarını esas alarak zamanı son derece hassas biçimde ölçtüğünü belirtti. Açıklamasında, rubidyum atomunun 1 saniyede farklı enerji seviyeleri arasında 6 milyar 834 milyon 682 bin 610 kez titreştiğini ifade etti.
Kacır, tamamen yerli olarak geliştirilen RAFS’ın gelecekteki çalışmalar için bir kilometre taşı niteliği taşıdığını kaydetti. Bu atomik saatin, küp uydu üzerinde uzay ortamında doğrulanacağı ve Türkiye’nin uzay tabanlı zamanlama ile frekans teknolojilerindeki yerli ve millî yetkinliklerini ileriye taşıyacağı değerlendirmesinde bulundu.
Bakan, proje kapsamında elde edilecek verilerin, ileride uydu sistemleri, haberleşme altyapıları, navigasyon uygulamaları ve bilimsel uzay görevlerinde kullanılabilecek yüksek hassasiyetli atomik saat teknolojilerine önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi. Kacır, uzay ekosisteminde yerli ve millî teknolojiler geliştirme vizyonunun bu projeyle somutlaştığını belirterek tüm paydaşları tebrik etti.
SpaceX Transporter-17 görevinin başarıyla tamamlanmasıyla Türkiye, uzayda doğrulanmış atomik saat teknolojisine sahip ülkeler arasında yer alacak. Böylece daha önce yurt dışından tedarik edilen bu kritik sistem, millî imkânlarla geliştirilecek ve uydu üreticileri için maliyet ile tedarik tarafında avantajlar oluşacak.
RAFS projesiyle kazanılan mühendislik, test ve operasyon birikimi, Türkiye’nin gelecek nesil uydu sistemleri ve uzay teknolojileri geliştirme kapasitesini güçlendirecek. Bu süreç, hem zaman ve frekans altyapılarının yerli olarak kurulmasına hem de stratejik projelerde dışa bağımlılığın azaltılmasına hizmet edecek.
TÜBİTAK UME, ölçüm bilimi ile zaman ve frekans metrolojisi alanındaki deneyimini uzaya taşıyarak Türkiye’nin stratejik uzay teknolojilerinde ihtiyaç duyduğu yüksek hassasiyetli zaman ve frekans altyapılarının geliştirilmesine katkı sağlamayı sürdürüyor. Enstitü, RAFS ile birlikte bu alandaki bilgi birikimini uzay projelerine entegre ederek ulusal kapasiteyi genişletiyor.