Opel, elektrik desteği bulunmayan ve manuel şanzımanla donatılan yeni Frontera Start versiyonunu Almanya’da 21.990 euro...
BTC
$78,475.00
ETH
$2,518.70
USDT
$1.00
XRP
$1.57
USDC
$1.00
SOL
$97.07
TRX
$0.35
FIGR_HELOC
$1.03
HYPE
$82.42
DOGE
$0.10
ZEC
$844.30
RAIN
$0.01
USDS
$1.00
LINK
$12.39
ADA
$0.24
LEO
$9.35
WBT
$72.73
XMR
$452.64
XLM
$0.21
FNSS, Çok Maksatlı Modüler İnsansız Amfibi Araç İ-ZAHAyı, 20-23 Ağustos 2026 tarihlerinde Gölcük Tersanesi Komutanlığında düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında ilk kez sergiledi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in katıldığı etkinlikte tanıtılan platform, amfibi harekâtın en riskli ilk temas safhasını insansız hale getirmeye odaklanıyor.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki ZAHA’larla insanlı-insansız takım konseptinde görev yapması planlanan araç, kıyıya ilk çıkışta personeli çatışma hattından uzak tutmayı hedefliyor. İ-ZAHA, sahilde mayın, engel ve diğer tehditlerin bulunduğu bölgeye insanlı araçlardan önce yönlendirilerek amfibi hücumun açılış aşamasını üstlenebiliyor.
Yaklaşık 8 ton muharebe ağırlığına sahip insansız araç, denizden kıyıya kesintisiz ilerleyebilen bir amfibi platform olarak geliştirildi. İ-ZAHA, suda 7 knot, kara yolunda ise 70 km/s azami hıza ulaşabiliyor.
Platform, 300 beygirlik güç paketiyle 37,5 BG/ton güç-ağırlık oranı sunuyor. Bağımsız süspansiyon sistemi, farklı arazi türlerinde hareket kabiliyetini artırırken, seçilebilir lastik seçenekleri zemine göre uyum sağlamasına imkân veriyor.
Düşük siluet, düşük termal iz ve düşük gürültü seviyesine odaklanan tasarım, aracın tespit edilme olasılığını azaltmayı amaçlıyor. Geniş iç hacim, yaralı personel ve görev ekipmanının taşınmasına da olanak tanıyor.
Paylaşılan bilgilere göre İ-ZAHA’nın ana rollerinden biri, insanlı ZAHA’ların kıyıya emniyetli çıkışını kolaylaştırmak. Bu kapsamda araç, görev tanımına bağlı olarak sahil hattındaki mayınları ve engelleri etkisiz hale getirerek çıkış koridoru oluşturabiliyor.
Modüler yapı, platformun yalnızca ilk temas aşamasında değil, kıyıbaşının ele geçirilmesi ve güvenli hale getirilmesi gibi sonraki safhalarda da görev almasına imkân veriyor. Böylece tek bir gövde üzerinden birden fazla harekât aşamasına uyarlanabilir bir çözüm sunuluyor.
İ-ZAHA’nın öne çıkan özelliklerinden biri, yaklaşık 40 dakikada değiştirilebilen faydalı yük modülleriyle tek platform üzerinden 10 farklı görev tipine uyarlanabilmesi. Aynı şasi; ateş desteği, mayın temizleme, istihkam iş makinesi, elektronik harp, keşif, taktik aldatma, dronsavar, seyrüsefer ve işaretleme, lojistik destek veya yaralı tahliye amaçlı konfigüre edilebiliyor.
Kontrol kurgusu, otonom, uzaktan kumandalı veya karma modlar şeklinde seçilebiliyor. Şifreli mesh ağ altyapısı, GNSS/INS seyrüsefer sistemi ve IFF kimlik doğrulama modülü, platformun komuta-kontrol mimarisinin temel bileşenleri olarak tanımlanıyor.
Uydu sinyalinin kesintiye uğradığı veya bozulduğu durumlarda atalet seyrüsefer sistemi devreye girerek aracın konum tahminini sürdürüyor. Doğrudan görüş hattında 3 kilometre menzil sunan iletişim altyapısı, İHA röle desteği kullanıldığında daha uzak mesafelerden kumandaya imkan veriyor.
Bağlantının kopması halinde araç önce emniyetli duruş moduna geçiyor. Seçilen konfigürasyona göre kayıtlı rotayı takip ederek başlangıç noktasına otomatik dönüş yapabiliyor veya mevcut seyrüsefer görevini sürdürme seçeneği kullanılabiliyor.
İ-ZAHA, kara yolu, demir yolu ve deniz taşımacılığıyla farklı sahalara sevk edilebilecek şekilde tasarlandı. Hızlı intikal gerektiren durumlarda ağır nakliye helikopterleri ve stratejik nakliye uçakları üzerinden hava yolu ile taşınması da mümkün kılındı.
Bu kapsamda platform, CH-47F Chinook ve Mil Mi-26 gibi helikopterlerin yanı sıra C-130 Hercules, A400M, C-17 Globemaster, C-5 Galaxy, An-124 ve Il-76 sınıfı uçaklarla da nakledilebiliyor.
FNSS, İ-ZAHA’da yapay zeka destekli görüntü işleme mimarisine yer veriyor. Araç üzerindeki kameraların aktardığı görüntüler gerçek zamanlı olarak işleniyor ve tespit edilen unsurlar tehdit puanı, türü ve durumu temelinde sınıflandırılıyor.
Elde edilen veriler, elektronik harp etkisinin yüksek olduğu veya bant genişliğinin sınırlı kaldığı ortamlarda gecikmeyi azaltmak amacıyla optimize edilmiş veri formatlarıyla radyo bağlantısı üzerinden iletiliyor. Sistem, unsurları renkli görseller ve ayrıntılı istihbarat kartları şeklinde operatör ekranına yansıtıyor.
Otomatik hedef tespiti ve atış kontrol sistemleriyle entegre yapı, öncelikli hedefleri öne çıkararak angajman sürecini hızlandırmayı amaçlıyor. Bu yaklaşım, operatörün sürekli görüntü tarama yükünü azaltırken tespit edilen hedeflerin takip edilmesi ve zaman damgalı olarak kayıt altına alınmasına da imkân veriyor.
Sahada yeni bir hedef türü veya kural tanımlandığında, ilgili parametreler canlı görüntü akışına anında uygulanabiliyor. Böylece değişen tehdit ortamına uyum, yazılımsal güncellemelerle gerçek zamanlı olarak sağlanabiliyor.
İ-ZAHA, Nurol Teknoloji tarafından geliştirilen Armor Integrity yapısal bütünlük izleme sisteminin entegre edildiği ilk insansız araç olarak konumlanıyor. Sistem, sensörler aracılığıyla araç gövdesine etki eden darbenin konumunu, yönünü ve şiddetini gerçek zamanlı belirliyor.
Bu bilgiler üzerinden etkilenen bölgenin kalan yapısal kapasitesi hesaplanıyor ve yalnızca darbe anı değil, zaman içinde oluşabilecek gizli hasarlar da izlenebiliyor. Toplanan veriler hem operatöre hem de komuta kademesine iletilerek zayıflayan bölgenin korunması, aracın örtü gerisine çekilmesi, göreve devam edilmesi veya pasif konuma alınması gibi seçeneklerin değerlendirilmesine zemin oluşturuyor.
İletişimin kesilmesi halinde sensör verileri araç üzerinde saklanmaya devam ediyor. Bağlantı yeniden tesis edildiğinde biriken bilgiler komuta sistemlerine aktarılıyor ve aracın sağlık durumu hakkında bütünlüklü bir tablo sunuluyor.
FNSS’nin paylaştığı verilere göre platform ağırlığı 8.000 kg olan İ-ZAHA, 5.4 metre uzunluk, 2.7 metre genişlik ve 1.8 metre toplam yüksekliğe sahip. Azami kara hızı 70 km/s, azami yüzme hızı ise 7 knot olarak belirtiliyor.
Silah entegrasyon tarafında, platforma ihtiyaçlara göre 40 mm OBA, ağır veya orta kalibre makineli taretler, dron engelleme sistemleri, taarruz dronları ve anti tank füze sistemleri entegre edilebiliyor. Böylece aynı gövde üzerinde farklı tehdit tiplerine uyarlanabilir bir ateş gücü yelpazesi sunuluyor.