Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Muğla’da düzenlenen 33. Geleneksel Seydikemer Seki Yağlı Pehlivan...
BTC
$78,500.00
ETH
$2,517.08
USDT
$1.00
XRP
$1.67
USDC
$1.00
SOL
$99.96
TRX
$0.35
FIGR_HELOC
$1.03
HYPE
$80.96
DOGE
$0.10
ZEC
$823.00
RAIN
$0.01
USDS
$1.00
ADA
$0.26
LINK
$12.50
XMR
$461.62
LEO
$9.41
WBT
$72.72
XLM
$0.22
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “15 Temmuz Hain Darbe Girişimine Karşı Emekçilerin Mücadelesi” başlıklı panele katılarak açılış konuşması yaptı. Işıkhan, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde hayatını kaybedenleri andı, gazilere şükranlarını iletti ve darbe teşebbüsünün milletin iradesini hedef aldığını vurguladı.
Işıkhan, konuşmasında FETÖ’nün 15 Temmuz’daki girişimini Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlığına, milli iradeye ve demokrasiye yönelik bir saldırı olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı duruşu ve milletin direnişi sayesinde darbecilerin başarısız olduğunu belirtti. O gece ortaya konan tavrın dünya demokrasi tarihinde öne çıkan halk direnişlerinden biri olarak kayda geçtiğini ifade etti.
Bakan Işıkhan, Türkiye’nin demokrasi tarihinde darbelerden ağır bedel ödeyen ülkeler arasında yer aldığını hatırlattı. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan e-muhtırası ve 15 Temmuz gibi dönemlerde millet iradesinin doğrudan hedef alındığını söyledi.
Darbelerin sadece hükümetleri değil, ekonomiyi, çalışma hayatını, sosyal barışı, hukuku, özgürlükleri ve ülkenin geleceğini olumsuz etkilediğini dile getiren Işıkhan, her darbe sonrasında kaybedenin millet, demokrasi, emek ve üretim olduğunu belirtti. Bazı dönemlerde kendisini sivil toplum olarak tanımlayan yapıların, kimi sendikaların ve meslek örgütlerinin darbe süreçlerine destek vererek vesayetçi anlayışa zemin hazırladığını ifade etti.
Işıkhan, millet iradesi yerine vesayeti önceleyen bu yaklaşımın demokratikleşme sürecini geciktirdiğini söyledi. Geçmiş örneklerin incelendiğinde darbecilerin söylemlerine meşruiyet kazandırmaya çalışan çevreler bulunduğunu, bu tavrın toplumsal zeminde de olumsuz yansımalar oluşturduğunu kaydetti.
Bakan Işıkhan, bugün çok daha güçlü bir demokrasi bilincine sahip bir toplum ve milletin iradesini esas alan bir sivil toplum yapısından söz edilebildiğini vurguladı. 15 Temmuz gecesinin bu değişimin en görünür örneklerinden biri olduğunu, farklı siyasi ve sendikal tercihlere sahip geniş kesimlerin milli irade etrafında birleştiğini söyledi.
Sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının 15 Temmuz’da Türkiye’nin yanında saf tuttuğunu belirten Işıkhan, bu duruşu demokrasi kültürü açısından önemli bir kazanım olarak nitelendirdi. Artık hiçbir hak arayışının demokrasi dışı yöntemlerle yürütülemeyeceğini, hiçbir sendikal mücadelenin milli iradenin karşısına konumlanamayacağını ifade etti.
Işıkhan, 15 Temmuz’un, sivil toplum ve sendikal hareket ile demokrasi arasındaki ilişkinin olgunlaştığını gösteren tarihi bir kırılma noktası olduğunu söyledi. Milletin seçtiği yönetime silah doğrultan bir anlayışın yanında yer almanın hiçbir sivil toplum örgütü için kabul edilebilir olmayacağını vurguladı.
Panelin başlığının anlamına işaret eden Işıkhan, 15 Temmuz gecesinde işçi, memur, itfaiyeci, madenci ve kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu emekçilerin hem görevlerini sürdürdüğünü hem de meydanlarda demokrasiye sahip çıktığını anlattı. Sendikaların sergilediği tutumun da demokrasi tarihi açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi.
İşçi ve memur konfederasyonları, işveren kuruluşları, meslek örgütleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun darbe girişiminin ilk saatlerinden itibaren açık bir karşı duruş ortaya koyduğunu hatırlatan Işıkhan, küçük istisnalar dışında sendikaların milletin ve demokrasinin yanında konumlandığını söyledi. Bu ortak tavrın Türkiye’nin demokratik olgunluğunun geldiği düzeyi gösterdiğini kaydetti.
Farklı düşünce ve sendikal yaklaşımların demokrasinin zenginliği olduğunu belirten Işıkhan, milletin iradesi söz konusu olduğunda ortak paydanın Türkiye olduğunu ifade etti. Tankların önüne çıkarak ve meydanlarda toplanarak darbe girişimine karşı duran tüm vatandaşlara ve emekçilere teşekkür etti.
Her darbenin aynı zamanda üretimi, istihdamı, yatırımı, çalışma barışını ve sosyal huzuru hedef aldığını vurgulayan Işıkhan, bu nedenle çalışma hayatının güçlenmesi ile demokrasinin güçlenmesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi. Hukukun üstünlüğü, milli irade ve demokratik düzenin olmadığı bir ortamda yatırım ve üretim güvenliğinin, çalışma barışının da sağlanamayacağını dile getirdi.
Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak sosyal diyaloğu, çalışma barışını, sendikal hakları ve sosyal adaleti güçlendirmeyi demokrasinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirtti. Bu anlayışın hem emek dünyasına hem de ülkenin genel istikrarına katkı sunduğunu ifade etti.
Bakan Işıkhan, darbe girişiminin hedef aldığı Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geçen sürede her alanda daha da güçlendiğini söyledi. Artık bölgesinde güven veren, dünyada sözü dinlenen güçlü bir ülke konumuna gelindiğini belirtti.
Bu başarının temelinde milletin 15 Temmuz gecesi ortaya koyduğu iradenin bulunduğunu vurgulayan Işıkhan, 15 Temmuz’un sadece anılmasının değil, doğru anlaşılmasının da önemli olduğunu ifade etti. Demokrasiye sahip çıkmanın her neslin ortak sorumluluğu olduğunu, demokrasinin kendiliğinden ayakta kalan bir değer olmadığını kaydetti.
Işıkhan, panelin sendikaların demokrasi tecrübeleri ve emekçilerin hatıraları üzerinden 15 Temmuz’un çalışma hayatı ve demokrasi açısından taşıdığı anlamı daha görünür kılacağına inandığını söyledi. Konfederasyon başkanlarına, sendikalara ve emekçilere 15 Temmuz’daki dirençleri nedeniyle teşekkür etti; şehitleri rahmetle, gazileri minnetle andığını belirtti.
Açılış konuşmasının ardından Bakan Işıkhan’ın başkanlığında düzenlenen panelde, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay ve HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da birer konuşma yaptı. Toplantıya, Gana Çalışma İşler ve İstihdam Bakanı Abdul Rashid Hassan Pelpuo’nun yanı sıra Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen, TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ’in genel başkanları ile davetliler katıldı.