Bilecik Gedikkaya Tepesi’nde 16 bin 500 yıllık kaplumbağa heykelleri

  • 22 Ağu 2026 04:15
  • Güncelleme: 22 Ağu 2026
    3 dk. Okuma Süresi
Tepki Ver
Özet bulunamadı.

Bilecik’teki Gedikkaya Tepesi ve İn Mağarası Arkeolojik Kazı Alanı’nda yürütülen çalışmalarda, MÖ 14 bin 500 ile MÖ 11 bin 200 arasına tarihlenen yaklaşık 25 kaplumbağa heykelciği ortaya çıkarıldı. Kireç taşından yapılan eserlerin bir bölümünün yüzeyinde kil kullanıldığı tespit edildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı adına yürütülen kazılara, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Sarı başkanlık etti. Çalışmalar, 18 Mayıs-18 Temmuz tarihleri arasında 14 kişilik bir ekiple mağara alanında gerçekleştirildi.

Epipaleolitik Dönem’e tarihlendirildi

Kaplumbağa figürlerinin tarihlendirilmesi Karbon-14 analizleriyle yapıldı ve heykelciklerin Epipaleolitik Dönem’e ait olduğu belirlendi. Buna göre eserlerin MÖ 14 bin 500 ila MÖ 11 bin 200 arasında oluşturulduğu ifade edildi.

Heykelciklerin çoğu kireç taşından üretildi, bazı örneklerin yüzeyinde ise kil kaplama görüldü. Çalışmalarda ortaya çıkarılan figürlerden en büyüğünün yaklaşık 30 santimetre uzunluğunda ve 20 santimetre genişliğinde olduğu kaydedildi.

Ritüel alan ve mimari düzenleme izleri

Araştırma ekibi, mağarada bulunan kaplumbağa heykelciklerinin ritüel amaçlarla hazırlandığını ve belirli bir düzen içinde yerleştirildiğini değerlendiriyor. Figürlerin büyük bölümünün amatörce ve hızlı biçimde şekillendirilmiş olması, bu ritüel bağlamı güçlendiren bir unsur olarak görülüyor.

Prof. Dr. Deniz Sarı, mağarada kaplumbağa figürlerinin yanı sıra yuvarlak halkalar oluşturan mimari bir düzenleme de tespit ettiklerini belirtti. Sarı, bu yıl bulunan kaplumbağa heykelcikleriyle mağaranın kült ve ritüel alanı niteliğinin yeni bir boyut kazandığını ifade etti.

Gedikkaya Tepesi ile kaplumbağa sembolizmi ilişkisi

Sarı, Epipaleolitik Dönem’de bölgede yaşayan toplulukların Gedikkaya Tepesi’nin şeklini kaplumbağaya benzetmiş olabileceğini dile getiriyor. Bu olasılık, alanda bir “dağ kültü” gelişmiş olabileceği yönünde değerlendirmelere yol açıyor.

Heykelciklerin büyük bölümünün bilinçli biçimde Gedikkaya Tepesi’nin formunu çağrıştıracak şekilde tasarlandığı izlenimi araştırmacılar tarafından vurgulanıyor. Kaplumbağa sembolizminin, Yakın Doğu’da bilinen Natufian kültüründe ve daha erken Üst Paleolitik Dönem kültürlerinde yaygın olduğu hatırlatılıyor.

Sembolik anlamlar araştırılıyor

Kaplumbağa figürlerinin seçilmesinde bu hayvanın farklı kültürlerde taşıdığı sembolik anlamların etkili olmuş olabileceği değerlendiriliyor. Sarı, kaplumbağanın pek çok kültürde uzun yaşam ve dayanıklılıkla ilişkilendirildiğini, heykelciklerin de bu sembolik anlam çerçevesinde yapılmış olabileceğini aktardı.

Mağaradaki arkeolojik kalıntılar ilk kez 2017’de gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sırasında tespit edildi. Bölgede 2019-2023 yılları arasında kazı çalışmaları yürütüldü ve 2024 sezonunda da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle BŞEÜ tarafından kazılar sürdürüldü.

Kazılarda ele geçen kaplumbağa heykelcikleri ile diğer eserler, ayrıntılı inceleme ve restorasyon çalışmaları için Bilecik Müzesi ile Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’ne teslim edildi.

Yazar Profili
179 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar